Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...
HESABIM
Üye Ol

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası

Haberin Tarihi: 20 Aralık 2014 - Okunma Sayısı:1675 defa okundu.

anadolu1RÖPORTAJ: Sakine BARAN- Malatyayı ziyaretimizde öncelikle Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret ettik. Kısaca Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının tarihçesini öğrenelinm.

Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Sanayi Devrimi’ne hazırlanan Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatlarıyla önce pilot bölgeler kurulmak üzere Ticaret Odaları oluşturulmaya başlandı. O Dönemde bu pilot bölgeler arasında Malatya’da vardı ve önde gelen tüccarlar o dönemde Oda’nın yetkilisi olma konusunda ikna ediliyordu. 1928’e gelindiğinde harf devrimi ile birlikte Oda kayıtları yeniden tanzim edilmeye başlandı ve tüccarlar yeniden oda ile ilgili çalışmalara başladı. Dönemde sanayi kavramı henüz fazlaca bilinmediğinden odanın işlevi de biraz farklıydı. Mesela Borç para alımlarında Odanın kefaleti büyük önem arzediyordu. 1938’e gelindiğinde Malatya’nın ilk betonarme binası olan Belediyenin hemen girişinde bulunan küçük bir oda kullanılmak üzere verildi. Ardından ise Belediyenin arkasında bulunan iki katlı binaya geçiş yapılıyordu.. Bugün yaklaşık 7 bin üyesiyle Malatya’ya hizmet vermeye çalışan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası 30 üyesiyle başladığı serüvenini 77 yıl sonra başarıyla sürdürmenin mutluluğunu yaşıyor. Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkenin kalkınması yolunda Sanayinin önemini göz önünde bulundurarak verdiği talimat doğrultusunda oluşturulan pilot bölgeler arasında bulunan Malatya’da bir Ticaret Odası’nın kurulması sevinçle karşılanmıştı. Osmanlı’dan gelen Ahi yan Külliyesi’nin tecrübesini bilen ve Ahilik kültürünü derin bir şekilde beynine nakşeden Malatya esnafı bu yeni oluşumu fazlasıyla benimsemiş ve şehir içinde bulunan esnaflar birer bir er kaydını yaptırmaya başlamıştı.

1929 yılına gelindiğinde Malatya’nın tanınmış tüccarlarından Atmalı zadelerden Mehmet Faik Efendi odanın ilk başkanı oluyor ancak yer olmaması nedeniyle bir müddet işyerlerinde bu görevi ifa etmeye çalışıyorlardı. İlk etapta sağlanan 30 üye bir müddet sonra 46 ‘ya yükseliyor ve daha sonra bu rakamlar binleri zorlayarak gelişiyordu. Atmalızade Mehmet Faik Efendi bu görevi ancak üç yıl kadar sürdürüyor ardından yine Malatya’nın tanınmış eşrafından olan Pazarcıbaşılardan Şevket Özpazarbaşı’na devrediyordu. 1938 yılına gelindiğinde 12 yaşlarındaki Abdulhadi Çekirdek’in o zamandan arta kalan anıları arasında Ticaret Odası’yla ilgili şu satırlara yer verilmiş; ”Demekki 1938 yılında ben daha 12 yaşındaydım, 37’de demiryoluna giderek Atatürk’ü karşılamıştık, Ardından yürüyerek şehire kadar geldik. Ticaret Odası o dönemde Belediye’nin giriş kapısının sağındaki küçük odadaydı. Malatya’nın ilk betonarme binası Belediye idi. O dönemde Hükümet Konağı Saray Mahallesinin içindeydi .

Ticaret Odası’nın başında da Pazarbaşı ardından da Taşangil vardı. Heybetli adamdı Taşangil iyi bir esnaftı. Malatya’da o dönem hakkaten iyi tüccarlar vardı Mesela Turfandagiller, Bitlisler, mehmet Kığılı Malatya’nın unutulmayacak esnaflarındandır. Özpazarbaşı ayakkabıcılıkla uğraşırdı. Arta kalan zamanlarında ise Oda ile ilgili faliyetleri yakındar takip etmeye çalışırdı. Esnaf bayağı vardı Tüccar pazarında odaya kayıtlı olanlar çoktu benim bildiğim, Unutmadan söyliyeyim Osmanlı bankası o dönemde şirket hanın içindeydi. 1935 yılında almanlar Malatya’ya geldi ve İnönü’nün talimatıyla büyük bir yol yapma kararı aldılar. Taa istasyondan çöşnük bitimine kadar genişliği 60 metre olan bir yol yapacaklardı ama malatya ayaklandı bırakmadılar. Sonradan l0-15 metrelik bir yol yaptılar.

Şimdi adamların ne demek istediğini insan daha iyi anlıyor galiba. Çuhadar’lar vardı. Çuhadarlar kayısı kralı diye çağırılırdı. O dönemde kayısı çok değerliydi. Gene heralde 1932 olsa gerek çocuktum hatırlamam söylerlerdi Bugünkü Tecde’nin Fidanlık yerinde Elektrik Şirketi kurulmuştu. Şirkete tüccarlar ortak oldu. Oda o zaman bayağı bir ortak toplamış diyorlardı. “ O günden bugüne yıllar geçti. O zamandan bugüne tam 13 birbirinden değerli Başkan Malatya’ya hizmet etti.

Ticaret ve Sanayi Odasının bugüne gelmesinde hepsi önemli bir katkı sağladı hiç şüphesiz. Bugün binlerce üyesi, kurulan Sanayi Tesisleri, Büyüyen nüfuzu ile Malatya Ticaret ve Sanayi Odası cumhuriyetimizle aynı yaşta olmanın gururunu yaşıyor. 1929’dan 2010’a Başkanlarımız

Atmalızade Mehmet Faik 1929-1932

Şevket Özpazarbaşı 1932-1941

A.Kadir Taşangil 1941-1946

İbrahim Turfanda 1946-1952

Sabri Giray 1952-1955

Hasan Çuhacı 1955-1956

H.Ziya Özkan 1956-1961

Mehmet Aksoğan 1961-1963

Gazi Kabasakal 1963-1964

Yaşar Hanlıoğlu 1964-1966

H.Ziya Özkan 1966-1983

Abdurrahman Yavuz 1983-1995

M.Mücahit Fındıklı 1995-2007

Hasan H. Erkoç 2007-

Malatya Ticaret ve Sanayi odasının tarihcesini siz okurlarımıza yazdıktan sonra söyleşimize geçelim. Sayın Başkan Hasan H. Erkoç’a Malatya ekonomisi ve turizmi hakkında sorular sorduk.

Baskan 1

Soru: Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Öncelikle Malatya’mıza hoş geldiniz diyorum.  1956 Malatya doğumluyum. İlk orta ve lise tahsilimi Malatya’da yaptım daha sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdim. Bir süre eğitimci olarak çalıştım ancak daha sonra ticarete atıldım. Halen Kuyumculuk sektöründeyim. 2008 yılından beri de Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu başkanlığı görevini sürdürmekteyim.

Soru: MALATYA Sanayisi hakkında bilgi alabilir miyiz?

Malatya 1. ve 2. Organize Sanayi Bölgesinde 280 fabrikamız ve 18 bin istihdam var. Bununla yetinmeyip, 3. Organize Sanayi Bölgesiyle ilgili de hızlı bir şekilde yatırım atağına geçildi. Orada 53 parseli yatırımcıya tahsis eder konumdayız. Ama önümüzdeki süreçte de orada 15 yıl Malatya’nın ara ihtiyacını karşılayacak yerimiz var. Öncelikle 2. Organize Sanayi Bölgesi, sektörel dağılımda çok farklılık arz ediyor. Malatya dışında yaşayan çok değerli hemşerilerimizin yatırımda Malatya’yı tercih etmeleri, yine komşu illerin yatırım için Malatya’ya gelmeleri, Malatya ekonomisinin sağlamlığını ve altyapısının güzelliğini de gösteriyor.

Soru: Bir kaysı şehri olarak Malatya hakkında neler söyleyebilirsiniz? İhracat yapıyor mu? Hangi ülkelere, ağırlıklı ne ürünler ihraç ediliyor? Diğer şehirlerle olan ticaretinde neler dikkat çekiyor/ ön plana çıkıyor?

Malatya son yıllarda Anadolu’nun en hızlı kalkınan kentlerin başında gelmektedir. Tarımdan Gıdaya, Tekstilden Sağlığa kadar oldukça geniş bir sektör yelpazesine sahip olan Malatya ekonomisi dingin, dingin olduğu kadar da geleceğe emin adımlarla yürüyen bir dinamizme sahiptir.

Halen Faaliyette olan 1 ve 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde 250’yi aşkın tesisimiz ilimizin sanayileşmesine büyük katkılar sunmaktadır. Kalkınma modelini “üretim” üzerine kuran Malatya, teşvikleri en iyi kullanan illerin başında gelmektedir.. “Güvenli liman” diye  yatırımlarını Malatya’ya getiren yatırımcılara her türlü destek fazlasıyla sağlanmaktadır.

2023 yılı ihracat hedefini 1,5 milyar doların üzerinde belirleyen Malatya’da şu an itibariyle sadece kayısıdan yıllık ortalama 400 milyon dolarlık bir gelir elde edilmektedir.  Yine Sağlık sektöründe sadece bölgesinin değil  Avrupa’nın sayılı Karaciğer Nakli Merkezi’ne sahip olan Malatya’da bu sektörden dolayı yıllık ortalama 300 milyon dolarlık bir ticari hacim oluşmaktadır. Malatya sanayisinin bel kemiğini oluşturan tekstil sektörü de Malatya’nın ticari markalarının başında gelmektedir. Yine dört bir tarafında yer altı zenginliğine sahip olan Malatya’da maden sektörü, kentin temel ekonomik ayaklarından birini oluşturmaktadır.

Son 10 yılda ihracatını 90 milyon dolardan 300 milyon dolara çıkararak 3 kattan daha fazla büyüyen kentimizin bu büyümesinin önemli dinamiklerinden birini de hiç kuşku yok ki, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası oluşturmaktadır.

Soru: Malatya’yı ekonomik ve turizm alanında genel olarak değerlendirin dersek, neler söylersiniz?

Az önce de arz ettiğim gibi, Malatya son yıllarda büyümesini farklı ayaklar üzerine oturtan bir şehir. Bu ayaklardan birini de Turizm sektörü oluşturmaktadır. Elbette Malatya’nın denizi yok. Artık turizm de çeşitliliğin esas olduğu bir süreçte yaşıyoruz. Malatya’da sağlık ve kültür turizmi bu açıdan büyük önem arz ediyor. Türkiye’nin en büyük hatta dünyanın hatırı sayılır bir Tıp Merkezi’ne sahibiz. Bu merkezimizin Malatya ekonomisine katkısı küçümsenemez. Bu açıdan baktığımızda sağlık turizmi bizim için çok büyüm bir öneme sahip. Yıllık ortalama 300 milyon dolarlık bir ekonomik girdi sağlayan sağlık turizmi Malatya’nın en önemli ayaklarından birini oluşturuyor. Yine Medeniyetin beşiği olarak bilinen Malatya’da tarih ve kültür dokusu ile bölgesinin öncü kentlerinden biri. Bunu da uluslar arası pazara açarsak kalkınmamız ciddi anlamda boyut değiştirecektir.

Soru: TOBB olarak Malatya’nın ekonomisine ve kalkınmasına katkı sağlayan projeleriniz nelerdir? Uygulanmış ve başarı sağlamış projeniz var mı?

TOBB önderliğinde zaman zaman geliştirdiğimiz projelerimiz bulunuyor elbette. Özelikle iş dünyamızın bilinçlendirilmesine yönelik eğitim programları bunların başında geliyor. Yine 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde KOSGEB işbirliği ile oluşturulan İŞGEM’de bu çalışmalardan biri. Burada oluşturulan küçük işlikler sayesinde yeni iş adamlarının yetiştirilmesi amaçlanıyor.

Soru: Malatya olarak hedefleriniz nedir? Ekonomik olarak, örnek aldığınız ve bizde öyle olmalıyız dediğiniz şehir(Türkiye’de veya dünyada) hangisidir?

Malatya şu an itibariyle Doğu Anadolu Bölgesi’nde en fazla ihracat yapan il konumunda. Bu açıdan baktığımızda bu rakamı önemsiyoruz. Ancak biz kendimize ‘İstediğimiz yerdemiyiz’ diye sorduğumuzda ‘Elbette ki değiliz’ yanıtını alırız. Çünkü 2023 hedefinde Malatya olarak ihracatımızın 1,5 milyarı aşmasını hedefliyoruz. Tüm makro çalışmaları bu pencereden değerlendiriyoruz. Burada şu konuya girmek istiyorum. Biliyorsunuz artık Dünya’da ülkeler değil şehirler yarışıyor. Artık Dünya’da ülkeler değil Şehirler ön plana çıkıyor. 1950’de dünya genelinde nüfusu 1 milyonun üzerinde olan şehir sayısı 77 iken bugün bu rakam 436’ya ulaşmıştır.

Yine o tarihlerde bu şehirlerde toplam 179 milyon insan yaşarken bugün 1.4 milyar insan yaşamaktadır. 2025’te ise nüfusu 1 milyonu aşan şehir sayısı 616’ya yükselecektir. Yani artık şehirler yarışıyor. Geride kalan şehirler kaybedecek. Kendini gösteren şehir yarının yıldızı olacak. Bizde zaman zaman dile getiriyoruz. Marka Şehirler   artık Dünya’nın gözdesi olacak.

 

Soru: Ülke ekonomisi hakkında görüşleriniz nelerdir? Ekonomi her geçen gün kötüye gidiyor söylemleriyle ilgili neler söylersiniz?

Dünyanın hızla kabuk değiştirdiği bir süreci yaşıyoruz. Bu kabuk değişimi yaşanırken, siyasal, sosyal ve ekonomik dengelerin nasıl alt üst olduğunu hep birlikte gözlemliyoruz. İşte Türkiye, böyle bir hızlı değişime ayak uydurmak adına son yıllarda deyim yerinde koşar adımlarla yoluna devam ediyor. Ancak son zamanlarda Türkiye’nin kalkınma atağı birçok dış mihrakı rahatsız etmiş olacak ki, çeşitli bahanelerle ülkemizin önü bir şekilde kesilmek istenmektedir. Ben açıkçası ülke ekonomisinin son derece kötü bir gidişat içinde olduğu söylemine inanmıyorum. Çünkü bugün etrafımız ateş çemberi iken ülkemizdeki büyüme takdire şayandır. Yıl sonu tahminlerine göre yüzde 3’lük bir büyüme öngörülüyor. Bu bile başlı başına başarıdır. Bugün Dünya’nın genel konjonktürüne baktığınızda Türkiye’nin ekonomik parametrelerini daha net anlayabilirsiniz.

 

Soru: Barış süreci hakkında görüşleriniz nelerdir? Sizce süreç hedeflendiği gibi sonuca ulaşacak mı?

Geçtiğimiz aylarda Ankara’da sayın Başbakanımızın başkanlığında bir toplantı yaptık. Bölge ile ilgili çözüm süreci ile ilgili düşüncelerimizi orada da dile getirdik. Çözüm süreci devam etsin, ama çözüm sürecinin yanı sıra vatandaşın hayatının, malının güvencesi de devlet tarafından verilsin. Bu düşünceleri ilettik, çok yararlı bir toplantı oldu. Yaklaşık 3.5 saat sayın başbakan bizleri dinledi ve hükümetin görüşlerini ifade etti. Özellikle çözüm sürecini sekteye uğratmak için yapılan girişimleri şiddetle kınıyoruz. Huzurun, istikranın ve güvenin olmadığı yerlerde sanayiden bahsetmek, gelişmekten bahsetmek, ticaretten bahsetmek mümkün değil. Bizim bu bölgede huzura ihtiyacımız var, ülkede huzura ihtiyacımız var, ülkede birlikteliği ve kardeşliğe ihtiyacımız var. Her zamankinden daha fazla kadim dostluğu ve kardeşliği yerleştirme adına bir birimize kalbimizi gönlümüzü açmamız gerekiyor.

RÖPORTAJ: Sakine BARAN- Malatyayı ziyaretimizde öncelikle Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret ettik. Kısaca Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının tarihçesini öğrenelinm. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Sanayi Devrimi’ne hazırlanan Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatlarıyla önce pilot bölgeler kurulmak üzere Ticaret Odaları oluşturulmaya başlandı. O Dönemde bu pilot bölgeler arasında Malatya’da vardı ve önde gelen...

Bir Yorum Yazın